Hangi Dili Bilmek Avantajlı? Bir Dil, Bir Hayat
Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, bir yanda eski taş binaların arasında kaybolan hayatlar, diğer yanda gülümsediği anlarda içimi ısıtan insanlar… Benim için, bu şehir, her köşesinde bir hatıra, her adımda bir anı saklıyor. Ama bir gün, bir dilin, yalnızca kelimelerin değil, hayatın yönünü değiştirebileceğini keşfettim. Ve o keşfi, bir hata, bir hayal kırıklığı ve sonunda bulduğum bir umutla yaşadım.
1. İlk Adım: Hatalı Bir Konuşma
Bir yaz günü, üniversiteye yeni başlamıştım. Hocalarımızın derslerde sıkça kullandığı İngilizce terimler, başta gözümü korkutmuştu. Hani, “bu dil gerçekten de gereksiz” diye düşünmüştüm. Ancak bir gün, İngilizce bilen bir arkadaşımın önerisiyle, yurtdışına gitmek için başvurduğum bir programda, bir Skype mülakatına davet edildim. İyi bir İngilizce seviyem olduğunu düşünüyordum, ama o an, kelimeler boğazımda düğümlenmeye başladı. Konuşmamı bitirdiğimde, sesimdeki tereddüt ve tedirginlik, beni gerçekten rahatsız etti.
Mülakatı geçemedim, o kadar basit bir sebepten. Bu sadece bir dilin gücünü fark ettiğim ilk andı. O anda, o yabancı kelimelerin arasında kaybolmuş ve kendimi küçük düşürmüş hissettim. İçimdeki heyecan, hayal kırıklığına dönüşmüştü. “Hangi dili bilmek avantajlı?” sorusu kafamda yankı yapıyordu. O anda hissettiğim, çok geçmeden beni içsel bir yolculuğa çıkarmıştı.
2. Dilin Kapatamadığı Kapılar
Bir süre sonra, dil öğrenmenin sadece bir “şart” değil, aynı zamanda bir açıklama, bir yol olduğunu anlamaya başladım. Kayseri’deki sade yaşamımda, yalnızca günlük işlerimi yaparken bile bazen yabancı dillerdeki kelimeler kulağımda yankı yapıyordu. Mesela, İngilizce kitaplar okuduğumda, anlamadığım bir kelime yüzünden, hikayeye tam olarak dahil olamıyordum. O kelimeler birer kapıydı, fakat o kapıları açacak anahtarım yoktu. O günlerde, “Bir dil daha bilsem, her şey ne kadar farklı olurdu?” diye düşündüm.
Bir akşam, biraz üzgün, biraz kararsız bir şekilde bir kahve dükkanına girmiştim. Arkadaşımla sohbet ederken, biraz da içimi dökmek için, “Keşke daha fazla dil bilseydim, şu an daha özgür hissedebilirdim,” demiştim. Arkadaşımın gözlerinde, sanki bana bir şeyler anlatmaya çalışan bir ışık vardı. “Bir dil, sadece bir iletişim yolu değildir,” dedi. “Bir dil, başka dünyalara açılan kapılardır. O kapılar, seni seni yapar. Dili öğrenmek, sadece kelimeleri ezberlemek değildir, o dili konuştuğun insanları anlamaktır.”
O an bir şeyler yerli yerine oturdu. Duygusal bir çıkmazda, tam da ihtiyacım olan şey, belki de çok basit bir şeydi: bir dil daha. Ama bu kez, bir kelimeyi değil, gerçek anlamda bir dünyayı açacak bir dil.
3. Dilin Taşıdığı Umut
O günden sonra, İngilizce’yi tekrar öğrenmeye başladım. Ama bu seferki niyetim tamamen farklıydı. Dil öğrenmek, yalnızca bir “gerekli” beceri değil, aynı zamanda yaşamı daha derinlemesine keşfetmekti. İngilizce’yi öğrenirken, bir yanda konuşmalarımda biraz daha kendimi ifade edebileceğim hissi, diğer yanda geçmişte hissettiğim utanç vardı. Ama o korkuyu, heyecanla yenmeye başladım. Gün geçtikçe, kelimelerim daha akıcı hale geldi. Yeni insanlarla tanıştım, daha farklı kültürleri keşfettim.
Dil sadece bir araç olmaktan çıkmıştı. Bir yabancı dil öğrenmek, her yeni cümlede biraz daha özgür olmak demekti. Ve her seferinde, hayatımda küçük bir şeyler değişiyordu. Bu süreçte öğrendiğim bir şey vardı: Dil, sadece kelimeleri bağlamaktan ibaret değildir. Bir dil, dünyadaki sayısız olasılığı seninle buluşturur. Yabancı dil, seni hem dış dünyaya hem de iç dünyana daha yakınlaştırır. Bu, sadece bir beceri değil, kimliğini şekillendiren bir güçtür.
4. Farklı Diller, Farklı Dünya
Şimdi, 25 yaşımda, hayatımda farklı dillerin açtığı kapıları görmek, onları kullanabilmek çok daha doğal geliyor. Her dilin kendine has bir büyüsü var. Kayseri sokaklarında konuştuğum Türkçe, yıllardır bana ait hissettiren bir dilken, İngilizce yeni bir dünya sunuyor. Sadece iş hayatımda değil, aynı zamanda dünyaya karşı bakış açımda da bana geniş bir perspektif sağladı.
Ve şimdi, hangi dili bilmek avantajlı? diye sorarken, bir dilin gerçekten insanı nasıl değiştirdiğini düşünüyorum. Belki de önemli olan tek şey, bir dili öğrenirken, o dilin içinde kaybolmadan, kendini bulabilmektir. Belki de dilin avantajı, onu sadece başkalarına iletişim kurmak için değil, kendini daha iyi anlamak için de kullanabilmektir.
Sonuç: Dil, Bir Yolculuk
Bazen dil öğrenmek, sadece bir beceri kazanmak gibi görünse de, aslında o beceri, bizi daha iyi bir insan yapma yolculuğunun kapılarını aralar. Hangi dili bilmek avantajlı? Benim cevabım net: Duygularını ve dünyayı daha derinden hissedebileceğin her dili öğrenmek avantajlı. Ve her yeni dil, seni bir adım daha büyütür.